Türk Yeni Gelin Götten

Merhaba arkadaşlar şimdi size yeni gelin olacak bir kızı nasıl sikip bozacağımı anlatacağım size iyi okumalar.Geçen sene yan komşumuz, yeni evlenecek bir çifte evini kiraya vermişti. Fakat acilen memlekete gitmesi gerektiği amacıyla, anahtarı bize bırakıp, “Evi yeni evlenecek bir çifte kiraladım. Adam evi gördü ama karısı da görmeye istikbal. Bir zAhmet geldikleri vakit evi göster…” diye ricada bulunmuştu. Ben de kırmadım anahtarı alıp karıma verdim.Cumartesi günü idi balkonda oturuyordum. Kiralanacak evin önüne bir araba geldi. Arabadan genç bir bayan indi ki, sanırsınız Allah onu yaratmak amacıyla bütün süresini harcamış! Bir kadın bu kadar mı güzel ve alımlı olur! Bir anda çarpıldım. Sülün gibi, boy pos onda, endam onda, güzellik derseniz onda! Rahat bir elbise giymiş olmasına karşın bütün beden hatları belli oluyordu. Derken şöför koltuğundan bir adam indi. Sallapati, kılıksız bir adam. Meğerse damat adayı o imiş. Bir adama baktım, bir de gelin adayına baktım, (Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir dünya? Adam gelin adayına hiç yakışmıyor, çirkin, kılıksız, kaba saba bir adam. Nasıl olur da bu türsine güzel bir kadın, bu tür bir Hanzo ile evlenir?) diye düşünmeye başlamıştım ki, seslenmeleri ile kendime geldim.Gelin adayı bana sesleniyordu, kadife gibi bir sesi vardı, “Afedersiniz bu evi kiralamıştık, ama galiba ev sahibi evde yok. Yardımcı olurmusunuz?” dedi. Erkek gözüküyor yanındaki bayan benimle konuşuyordu. Ben de “Anahtarı bize bıraktı. Sanırım yeni evlenecek çift sizsiniz?” dedim. Onaylarcasına kafasını salladı. Anahtarı aldım ve aşağı indim, kiralanacak evin kapısını açmak amacıyla yanlarına gittim. Müthiş bir parfüm kokusu. Yakından bakınca pürüzsüz bir cilt. Harika bir çift yemyeşil göz. Dolgun etli dudaklar. Tabiri caiz ise, bir içim su! Kapıyı açtım, evi gezmeye başladılar. Ben bu arada kaçamak gözlerle onu süzüyordum. Kendisini süzdüğümün farkına vardı ve “Ev ufak gelir, ama iyi bir komşumuz olacağı kesin. Küçük gelmesine karşın tutacağız.” dedi. Ben de “Hayırlı olsun. Buyrun bir kahvemizi amacıyla.” diyerek yukarıyaya çağrı ettim. Benim hatuna seslendim, birer kahve yaptı.Kahvelerimizi içerken de, “Düğün ne vakit olacak?” diye sordum. Gelin adayı isteksiz isteksiz “Yakında olacak… Esasında hiç olmasa daha iyi, ama bir defa evet dedik, geri dönüşü yok. Mecburen olacak bundan sonra…” dedi. Ama bunu belirtirken de adama sert sert baktı. Adam tam bir öküz! Ne konuşuyor ne karşısındakine bakıyor, hep susuyor. Kahveleri içtik, tuvaleti sordu. Benim hatun gösterdi, tuvalete girdi çıktı. Müsade istediler ve gittiler…Ertesi günü gelin adayı (Hatice) tekrar geldi. Benim hatun piyasaya gitmişti, içeri buyur ettim, gelme unsurunu sordum. Eve bir kez daha bakmak istediğini söyledi. Ben de anahtarı alıp tekrar kapıyı açtım ve evi gezdirdim. Kendisine evi gezdidirken, namacıyla gönülsüz bir şekilde evlilik gerçekleştirme istediğini sordum. O da, gerçekte diğer birini sevdiğini, ama ailesinin vermek istemediğini, bu adamla da aile zoru ile evlenmek mecburiyetinde kaldığını ve bu adamın karısından ayrıldığını ve 3 çocuğu olduğunu, zorla verdiklerini falan anlattı.Biraz kendisini teselli edici sözler söyledim, yakınlık gösterdim. Gözlerinin içi parlamıştı. Zamanı varsa birlikte oturup konuşabileceğimizi söyledim. O da, süresinin bol olduğunu, zira nikahlarının kısenedığını, bundan sonra o adamın nikahlı karısı olduğunu, ailesinin birşey demediğini söyledi. Ben de kendisine, “Seni buradan alırsam ilgi çeker, istersen caddede bekle, arabayla gelir seni alırım.” dedim, kabul etti ve ağır ağır caddeye doğru yürüdü. Ben de derhal eve çıkıp üzerimi değiştim ve arabaya binip caddeye çıktım. Hatice yavaş yavaş yürüyordu, arabaya aldım kendisini, baraj gölünün kenarına götürdüm. Yol süresince hiç konuşmadık, ıssız bir yere gelince arabayı park ettim.Sağdan soldan konuşmaya başladık. Yavaş yavaş elimi eteğinin altına doğru, bacaklarında gezdirmeye başladım. Hatice evvelceleri biraz çekinir gibi oldu, ama ardından sesini çıkarmayınca, ben daha da ileri gittim. Elimi amına doğru götürdüm, parmaklarım bundan sonra amını örten külodunun üstünde geziyordu. Elimi yavaş yavaş külodunun altına, amına doğru sokmaya başladım. Amının çevresinde parmaklarımı gezdirmeye başladım. Amı yanmaya, suyu akmaya, Hatice de inlemeye başlamıştı. Dudaklarına doğru uzandım, alev alevdi dudakları. Dudaklarımız kenetlenmişti, bundan sonra dönüşü yoktu! Yavaş yavaş dilimi ağzının içersinde dans ettiriyordum, yanıyordu. Dillerimiz, tıpkı dişi kobra ile erkek kobra seneanının dansları gibi, birbirleriyle dans ediyordu.Elimi elbisesinin altına sokup, göğüslerine doğru uzanmaya başladım. Dudaklarını kurtarıp, “Arka koltuğa geçelim!” dedi ve geçtik. Sol yanımda oturuyordu. Tekrar başladık öpüşmeye. Bir yandan öpüşüyoruz, bir yandan da birbirimizin elbiselerini çıkarıyorduk. Ben bir külotla, Hatice ise sütyen ve külotla kalmıştı. Elini külotumun üstünden sikime attı. Yavaş yavaş okşuyordu ve “Hayatımda ilk kez bir erkekle bu kadar yakınım ve ilk kez bir erkek siki göreceğim!” dedi. Benim ufaklık 20 cm uzunluğunda ve bir çay bardağından kalın. Elini külotumun amacıylae sokup sikimi avuçlamaya basladı. Ben de sütyenini kopçalarından kurtarıp göğüslerini meydana çıkardım. Dipdiri göğüsler, uçları fındık iriliğine ulaşmıştı, çevresi pespembe idi. O kadar güzel bir görünümleri vardı ki, ikizlerin başlarına hafif hafif ısırıklar atıyor, dilimle ıslak ıslak yalıyor, mıncıklıyor, avuçluyordum. Hatice’nin iniltileri bundan sonra doruğa çıkmıştı…Boynunu, göğüslerini ve göbek deligini yalayarak, amına doğru indim. Bacaklarını araladım, koltuğa sırt üstü yatırıp, kafamı bacaklarının arasına gömdüm. Amının çevresinde dilimi gezdiriyor, bızır’ına hafif ısırıklar atıyor, dudaklarımla da amının dudaklarını ısırıyordum.Bekaret Bozma Porno.Hatice ise başımı bastırıp, dilimi amının amacıylae sokmamı istiyordu. Dilimi bundan sonra amının amacıylae sokup çıkartmaya başlamıştım, bir yandan da orta parmağımla o hiç ellenmemiş göt deliğini zorluyordum. Dilim amının içersindeyken, orta parmağımı da tırnak boğumuna kadar götünün amacıylae sokmuştum. “Beni sikecekse adam gibi bir adam siksin! Beni sen sik, parçala ama o öküz beni bozmasın! Sen boz bekaretimi, amımı parçala, bu am sana feda olsun!” diyor, kafasını sağa sola çeviriyor, elini ısırıyor, “Sikini sok bundan sonra, dayanamıyorum!” diyordu. Yukarı doğru çıkmaya başladım dudaklarımız tekrar kenetlenmişti.Bir anda elini sikime götürüp, sikimi gövdesinden kavradığı gibi amına sürtmeye başladı. Acele etmemesini söyledim, “Yalamak istermisin?” dedim. “Daha evvelce hiç yalamadım ki!” dedi. “Dondurma yediğini düşün, tıpkı dondurma yalar gibi yalayacaksın.” dedim. Hatice ürkek ürkek doğruldu, ben koltuğa oturdum, o kucağıma dogru uzandı ve sikime baktı, “Bu ağzıma sığmaz.” dedi. “Sığdırmak istersen sığdırabilirsin.” dedim. Dilini yavaş yavaş sikimin başında gezdirmeye başladı. Dili yanıyordu, dilinin ısısını sikimin başında hissetmiştim. Artık yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Sikim yarısına kadar ağzındaydı ve sikimin ufak diline değdiğini hissetmeye başladım. Boşalmam an meselesiydi! “Ağzına boşalabilirim, istermisin?” dedim. Sikim ağzındayken kafasını ‘Evet’ derscesine salladığı anda, bir volkan gibi ağzına patlamıştım. Görmeliydiniz, öyle bir emişi vardı ki, vantuz gibi emiyordu. Son damlasına kadar yuttu, sikimi yalayarak temizledi.Gözlerini gözlerime dikti gülümsedi, “Sikinin çok güzel bir tadı varmış, bundan sonra vazgeçmem!” dedi ve tekrar yalamaya başladı. Sikim tekrar kazık gibi olmuştu. Artık amının amacıylae girmek istediğimi, dayanamadığımı söylediğimde, “Durduğun hata! Sok! Ne olursa olsun, bu amı sen boz! Sen parçala! Yeterki beni sen sik!” dedi. Yavaş yavaş amına doğru yüklenmeye başladım. Amının suları koltuğa akmış, bacaklarından aşağı süzülmüş, göt deliğine doğru akıyordu. Yavaş yavaş kafasını soktum. Biraz yüklenince bir çığlık attı ve “Ne olur sokma! Canım yandı!” dedi. Kendisini serbest bırakmasını söyledim. “Canım yanıyor, ne olur ileri gitme!” dedi. Ama dinleyen kim, bir anda yüklendim, yarısından çoğunu sokmuştum. Sikimi geri çektiğimde kıpkırmızı kan olmuştu. Bekareti gitmişti! Tekrar kökledim. Bana öyle bir sarılıp, sırtıma tırnaklarını geçirerek, “Erkeğim! Artık kocam sensin. Bu amı hep sen sikeceksin. Gerdek gecemde de sen olacaksın, gerdeğimi de senle yaşayacağım. Sok! Köküne kadar sok!” diye arabanın içersinde inlemeye başlamıştı.Artık rahat rahat amacıylae girip çıkıyordum, ikinciye boşalmam 15 dakika kadar sürmüştü, ama değmişti. Ben bir kez orgazm olup amacıylae boşaldım, ama o sonsuz kez orgazm olmuştu. Her orgazm oluşunda sarsıla sarsıla boşalıyordu. Sevişmenin verilen heyecanla, gögüslerini ve göbeğinin çevresinı morartmisim. Bundan ötürü tedirgin olmuştu, zira 4 gün sonra düğünü olacaktı. O gün arabanın içersinde 3 saat seviştik ve onu 2 kez amından, 1 kez de ağzından sikmiştim. Artık ne o, ne de ben, birbirimizden ayrılacak durumda değildik. Hatice’ye, isterse ev açabileceğimi söyledim. Kocasından ayrılması gerektiğini, ama bunun derhal olmayacağını, ama bundan sonra o adamın koynuna girmeyeceğini, ona karılık yapmayacağını, kendisinden uzaklaştıracağını, belki o vakit olma ihtimalini söyledi. Vay be… Olaya Bak! Bir kez ev görmeye geldi çarpıldım, ikinci gelişinde ise altıma almıştım! Gerçi o bunu, kocası olacak adama inat uğruna yapmıştı, ama o inatla başladığı ilişkiden memnun kalmış ve bana ‘Gerdek gecesi’ sözünü sunarak ayrılmıştı benden. Ama nasıl olacaktı, gerdek gecesi beni nasıl koynuna alacaktı?Kendi eliyle düğün çağrıiyesini getirmişti iki gün sonra. Yine benim hatun evde yoktu, içeri girdi, gözlerinin içi gülüyordu. Kapıyı kapattım ve derhal Hatice’yi duvara yaslayıp dudaklarına yapıştım. Karşı koymaya çalıştı ama bir kere ok yaydan çıkmıştı. Eteğini yukarıyaya doğru sıyırdığımda, “Ne olur yapma. Bırak gideyim. Sana söz veriyorum gerdek gecemde tekrar senin olacağım, ama bugün yapma!” diye yalvarmaya başladı. “Peki, 2 gün sonra düğünün olacak, o vakit gerdekte nasıl birlikte olacağız?” dedim. bakire sex hikaye “Gerdeğimiz düğün günü olmayacak, düğünden sonra olacak, zira düğünden sonra ben babamın evinde kalacağım, 3 gün sonra buraya geleceğim.” deyince, ben de, Seni sikmeden bırakmam Hatice. O günden beri aklımdan hiç çıkmıyorsun! Bu gün seni sikecem!” dedim.Ama muhakkak amıma girme, adetim başladı! Ağzıma alayım, arkadan vereyim, ama amıma girme!” dedi. “Tamam.” dedim, duvara yönünü çevirdim, ellerini duvara dayadım. Hiç sevişme falan yapmadan, kazık gibi olmuş sikimi göt deliğine dayadım! “Ne olur krem falan sür, bir şeyler yap, canım yanıyor!” diyor diğer bir şey demiyordu. “Hayır, seni bu tür sikeceğim!” dedim. Sikimin kafasını biraz tükürükledim. Parmaklarımı da tükrüküleyip göt deliğine doğru sürdüm. Zorlaya zorlaya kafasını soktum. Elimle de ağzını kapattım ki kimse çığlığını duymasın diye. Ve öyle bir yüklendim ki, yarısından çoğunu soktum götüne. Hatice bir anda yere yığılacak gibi oldu, sesi kesildi. Duyduğu acıdan ötürü kendinden geçmisti. Ellerimle kasıklarından tutarak kendime doğru çektim, sesi çıkmıyordu. Koltuğa doğru, sikim götünde, sürükleyerek götürdüm ve koltuğun kenarına başı istikbal şekilde bıraktım. Sikimi çektiğimde, sikim kan içersindeydi. Götü kanıyordu…Hemen banyoya girdim, sikimi yıkadım geldim. Hatice’nin götünden oldukça kan akmıştı. Kanayan yeri sildim, koltuğa uzattım. Göt deliğine bir hayli bir parça pamuğu parmaklarımla soktum. abla kardeş seks hikayeleri Biraz sonra kendisine gelmeye başlamıştı. Sesi çıkmıyor ve sinirli sinirli bana bakıyordu. Sadece, “Bunu yapmamalıydın. Sana güvenmiş bekaretimi vermiştim, halbuki sen beni mahvettin!” dedi. Gitmek amacıyla ayağa kalktı, ama yürüyemiyordu. Biraz daha oturdu ve dinlendi. Sonra kalkıp, bitkin bir vaziyette, götünü tutarak gitti ve evlendikten sonrada onu hep sikmeye devam ettim.

Götümü Sikmek İstermisin ? Hadi ARA! Numaram: 0035 351 573 17

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir